Ses
7 saat önce gönderdi
[Flash 9 is required to listen to audio.]

İnsan kendi içinde kesinlikle bir bütün değildir, homojen değildir; içinde ne var ne yok karışır, bir an bir insandır bir an sonra başka bir insan.

3 gün önce gönderdi

Güzel güzel insanlar, güzel güzel şarkılar yapıyorlar.

5 gün önce gönderdi

Falling down the rabbit hole.: Kendimden en çok kendi tercihlerimi sorgulamaya başladığım zaman...

begumbengi:

Kendimden en çok kendi tercihlerimi sorgulamaya başladığım zaman nefret ediyorum.Kararsızlık bildiğim en ucuz kadın.Neye,kime elimi uzatsam ruhum bir diğerinde.

Keşkelerimden önümü göremiyorum.Geri adım atmaktan midem bulanıyor.

İki şehir arasında sıkışıp kaldım,hangisini terkederken yol daha…

2 hafta önce gönderdi

Gezmek lazim (Taken with instagram)

2 hafta önce gönderdi

Sınavlar yaklaşıyor ya, benim ders çalışmak yerine post üstüne post atasım gelir.

Neyse şunları ben çektim işte.

2 hafta önce gönderdi
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Şu sıralar gerek yüzümde çıkan sivilcelerle gerekse kendi kendime yaşadığım triplerimle ergenliğime dönüş yaptım.5 metrekare odamda buhranlar yaşarken insan içine çıkınca konuşmayı bile unutuyorum.Hissettiğimi, düşündüklerimi karşımdaki insana asla istediğim gibi anlatamadığım için konuşmak da zor gelir oldu.Keşke anlaşmanın başka yolları olsaydı da karşımdaki beni anlayabilseydi diye düşünürüm hep.Ne bileyim bi yolu olsun da düşüncelerim diğer insanların zihnine aktarılsın, ben konuşmayım ama derdimi anlatabileyim içimde kalmasın.

Galiba böyle bi yol bulunana kadar ben hep susacağım.

2 ay önce gönderdi
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.